TURİZM
 
İlçemiz ilk çağlardan bugüne tarih sahnesinde yer alması ve tabii güzellikleri bakımından zengin olmasına rağmen turizm açısından gereken yere gelememiştir. İlçemiz sınırları içinde bulunan Kebrene (Çaldağ Tepesi) ve Skepsis (Kurşunlu Tepesi) kalıntıları milattan önce 3000 yıllarına dayanan yerleşim yerleridir. Osmanlılar döneminde ise ilçe merkezinde Hadımoğlu Konağı, Taşköprü, Ahihızır Türbesi, Hacıbali ve Karşıyaka Camiileri ile Dede Çeşmesi yapıları kalmıştır.
 
18. yüzyıl Osmanlı dönemi tarihi eseri olan Hadımoğlu Konağı yapılan yazışmalar sonucu Kültür Bakanlığı tahsisi kaldırılarak ilçemiz Kaymakamlığı’na tahsis edilmiş, Kaymakamlığımızca Hadımoğlu Konağı’nın örnek bir Türk Evi Etnografya Müzesi yönünde tefrişi çalışmaları bitirilerek 20.11.1996 tarihinde özel Müze olarak hizmete sunulmuştur. Külcüler Ilıcası çeşitli hastalıklara şifası ile bilinmektedir. Külcüler Ilıcasının ilçeye uzaklığı 25 Km. olup, orman içinde bulunmaktadır. İ.Ö. 2000 yılından beri yararlanıldığı söylenilmektedir. Tabii güzellikler ve mesire yerleri olarak yazın dahi buz gibi akarsuları ve haşmetli bir sessizliğin hakim olduğu, insanı büyüleyen güzelliği ile Kazdağı ve bunun muhtelif yerlerindeki Ayazma, Üççat, Dalaksuyu, Beypınarı, Uzunoluk ve Sarıkız Tepesi ile Çandır sayılabilir. Dalaksuyu bugüne kadar turizme açılamayan gizli bakir potansiyele haiz, turizme açılabilecek yerlerdendir.
 
Ayazma, mesire yeri olarak gerekli düzenlemesi yapılmış olup, her yıl Ağustos ayında Truva Festivali içinde bir gün ( Ağustos ayının ikinci haftası Pazar günü ) burada şenlikler düzenlenip, güzellik yarışması yapılır. Ünlü tarihçi Homeros’un “İliada” isimli kitabında Ayazmada dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olarak bahsedilmektedir. Sergi ve Panayırlar Her yıl 17 Mayıs ve 27 Ağustos tarihlerinde olmak üzere yılda iki kez panayır açılmakta olup, 4 gün süre ile devam etmektedir. Her hafta Çarşamba ve Cumartesi günleri de ilçemizde ayrılan yerinde pazar kurulmakta olup, genelde köylülerin ve çevre ilçelerin alış veriş için gelmesi ile hareketlenmektedir.
 
 
 
 
 
KAZDAĞLARI

İda Kazdağı

Antik çağlarda “İda Dağı” olarak anılan Kazdağı, sık ormanları ve madenleriyle antik çağ insanının barınma ve ısınma gibi ihtiyaçlarını karşılamıştır. Kazdağı Milli Parkı’na girişler, doğal yaşamın güvenliğini sürdürebilmek için, izne tabidir. Homeros’un İliada destanıyla dünyada adını duyurmuş olan İda, eşsiz bir çeşitliliğe sahip bitki örtüsü, faunası ve kültür varlıkları ile bir dünya mirasıdır.

Kebrene, Neandreia, Gargara, Antandros, Skamandros, Skepsis İda Dağı eteklerinde kurulmuş olan antik kentlerdir. Homeros’un destanlarındaki görkemli tasvirlerden çok etkilenen bir çok seyyah İda dağını ziyaret etmiş ve dağa tırmanmıştır.

Mitolojiye göre Troia Savaşında hakemlik görevi üstlenen Gök Tanrı Zeus, savaşı İda Dağı’nın doruklarında tapınak ve sunağının da bulunduğu Gargaron zirvesinden izler.

 

Dünya’nın İlk Güzellik Yarışması

İda Dağı efsaneleri içerisinde en bilineni dünyanın ilk güzellik yarışmasına dair olanıdır. Yunanistan’daki Thetis’in düğün törenine davet edilmeyen kavga tanrıçası Eris’in masaya fırlattığı ve üzerinde “en güzeline” yazan altın elmayı paylaşamayan tanrıçalar Zeus’un hakemliğine başvururlar. Ancak Zeus, onları İda Dağı’ndaki çoban Paris’e yönlendirir. Çoban Paris’e Zeus’un buyruğunu ileten Hermes, altın elmayı ona verir. Bu sırada tanrıçalar Paris’e rüşvet teklif ederler. Athena akıl ve zeka, Hera güç vaat ederken, Afrodit dünyanın en güzel kadınının aşkını vaadeder. Paris aşkı seçerek Troia’nın sonunu hazırladığının farkında bile değildir.

 

Troia Kralı Priamos’un oğlu Paris

Paris aslında Troia kralı Priamos’un oğludur. Annesi Hekabe ona hamileyken gördüğü bir rüyada, karnından çıkan ateşler Troia’yı yakmaktadır. Kahinler bunu doğacak çocuğun Troia’nın mahvına neden olacağı şeklinde yorumlarlar. Bunun üzerine doğan çocuk, bir saray görevlisine teslim edilir ve İda Dağı’nda yok edilmesi istenir. Görevli, bebeği, vahşi hayvanların parçalayacağı düşüncesiyle dağa bırakır. Bir çoban tarafından bulunan ve büyütülen Paris ise, aslında bir prens olduğundan habersiz yakışıklı bir delikanlı olur.

İda ile ilgili Afrodite-Ankhises ve Ganymedes gibi başka mitolojik efsaneler de vardır.

Sarıkız Efsanesinden etkilenen yöre halkı her yıl ağustos ayında Sarıkız’ı ve babasını anmak için Sarıkız Tepe ve Baba Tepeye çıkarlar.

 

Ayazma

Bayramiç’e 23 kilometre uzaklıktaki Ayazma Kazdağı eteklerinde bulunan bir doğa harikasıdır. Mesire yeri olarak düzenlenmiş olan Ayazma’da küçük bir şelale her mevsim önündeki gölete su taşır. Her yıl Ağustos ayında mitolojik öykünün anısına Ayazma’da güzellik yarışması düzenlenir.

 

Bitki Çeşitliliği

Kazdağı, jeolojik yapısı, iklim çeşitliliği ile Önemli Bitki Alanı (ÖBA) olarak belirlenmiştir. Kazdağı’nda yaklaşık 800 takson ve 29’u yalnızca bu dağa özgü olmak üzere ülke çapında endemik ve nadir 77 bitki türü yer almaktadır.

 

OSMANLI MİRASI, DİNİ MEKANLAR

 

Hadımoğlu Konağı

Bayramiç’teki Hadımoğlu Konağı 17. yüzyıla ait nadir Türk evlerinden biridir. Kültür Bakanlığı tarafından restore edilerek  müze haline getirilen Konak, Bayramiç Kaymakamlığı’na tahsis edilmiştir. Giriş ücretlidir.

 

Tepe Camii (Hacı Bali Camii)

Hacı Bali Camii daha sonra Tepe Camii olarak adlandırılmıştır. 1357-1365 yılları arasında yapıldığı kabul edilen Bayramiç’in ilk camiidir.

 

Karşıyaka Camii (Cami-i Cedit) ve Taş Köprü

Bayramiç’in Mehmet Akif Sokağı’nda Tabaklar Deresi’nin kenarında yer alan  cami ve Taşköprü günümüze ulaşan en dikkat çekici yapılardandır.

 

Çarşı Camii

Çarşı Camii, Bayramiç’in en büyük camisi olup,1904 tarihinde tamamlanmıştır. 

 

 

 

ANTİK KENTLER

Skepsis

Bayramiç’in 10 km doğusundaki Kurşunlu Köyü’nün batı yamacı Skepsis harabelerinin bulunduğu alandır. Kentin mimari yapıları tamamen tahrip olmuştur.

 

Kebrene

Kebrene Bayramiç’in 14 km. güneyinde, Çaldağ olarak anılan tepenin üzerindedir. İda’ya en yakın kentlerden biridir. Kuruluşu M.Ö.7. yüzyılın ortalarına kadar gitmektedir.